Mehmet Güleç - Eğitimci Yazar
Askeri İhtilaller Coğrafyası
Bu içerik 17 Haziran 2017 14:29 tarihinde eklendi ve 994 kez okundu
Askeri İhtilaller Coğrafyası

ASKERİ İHTİLALLER COĞRAFYASI

Tarihin bazı dönemlerinde olduğu gibi günümüz toplumlarında da askerler önemli bir toplumsal güç olmanın yanısıra, birçok ülkede etkili bir siyasal güç olma özelliğine sahiptirler. Askerlerin toplumda fiili güç kullanımı veya tehdidi ile bağımsız bir siyasal güç haline gelmeleri olarak tanımlanan pretoryenizm özellikle yeni kurulmuş demokrasilerde ve demokratikleşme çabası içinde olan ülkelerde önemli bir sorun olarak ortaya çıkmaktadır (Örs,1996).

Darbeler sadece 20.Yüzyıla özgü olmamakla birlikte siyaset tarihinin uzun zamandır bir parçasıdır. Özellikle 20. Yüzyılda, bazı ülkelerde askeri darbeler neredeyse olağan hâle gelmişse de askerlerin devleti ele geçirme girişimleri çok yeni bir olgu değildir.19. ve 20. Yüzyıllarda dünyanın birçok yeri, sık sık askeri müdahalelere sahne olmuştur. Tüm Latin Amerika ülkeleri, bazı Ortadoğu ülkeleri, birçok Afrika ve Güneydoğu Asya ülkeleri ile bazı Avrupa ülkelerinde darbeler ve karşı darbeler birbirini izlemiştir. Ancak, esas olarak 20. Yüzyılda başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere dünyada bir hayli artış gösteren askeri darbeler, kamuoyunda dikkatleri kendine çevirmiştir. Günümüzde askerlerin siyasete müdahalelerinin daha çok dikkat çekmesinin bir nedeni de, bunların dünyanın pek çok yerindeki genç devletlerde sık sık görülmesidir.

Askerlerin mesleğe alınması, eğitimi, atanması ve teçhiz edilmesi gibi konularda kararların alınmasından sadece ordu görevli ve yetkili olmalıdır. Sivil otoritelerin bu konularda karar alımına müdahale etmesi veya baskıda bulunması, bir kurum olarak ordunun özerkliğine ve dolayısıyla çıkarlarına müdahale olarak algılanmaktadır. Bu nedenle, ‘ordunun karar alma alanının fazla genişlemesi, askeri müdahale ihtimalini artırır mı?’ sorusunun yanısıra, belirli konularda ordunun karar alma alanını sınırlamanın veya karar alımına müdahale etmenin de aynı olasılığı artırıp artırmayacağı da sık sorulan sorular arasındadır. Ordunun belirli konularda özerk olma konusundaki hassasiyeti, profesyonellik alanına giren konulara sivil müdahalenin, karşı askeri müdahale ihtimalini artıracağı yolunda genel bir kanı bulunmaktadır. Bu durumda sivil otorite askerin karar alımına karışmalı mı yoksa karışmamalı mıdır? Ancak her ikisi de askeri bir müdahaleye yol açabilecek faktörler ise ne yapılmadır? Sivil hükümetin askerin iç işlerine karışması demokrasiyi mi gösterir yoksa bir sivil-asker çatışması ve sonunda askeri bir müdahaleye doğru giden bir yolun ilk adımını mı oluşturur? gibi çok önemli problemler oluşturmaktadır.

Burada, ülkenin gelişmişlik düzeyi, özellikle ekonomik durumu devreye girmektedir. Ülkenin ekonomisi ne kadar ilkel ise, ordu için o ülkeyi sadece askerlerle ve askeri tedbirlerle yönetmek o kadar kolaydır Bütün modern orduların, aynı olmasa da benzer yapısal özelliklere sahip olduklarını düşünürsek, neden bazı toplumlarda müdahaleler asgari düzeydeyken ya da ordu hiçbir zaman siyasal yaşama müdahale etmezken, diğerlerinde siyasette önemli bir etkiye sahip olduğu sorusu ortaya çıkmaktadır. Bu, ülkenin siyasal kültürü ile mi ilgilidir? Bu soruyu soran ve siyasal kültürün askeri müdahalelerde önemini ortaya atanların başında gelen Finer, farklı kültürel yapıları gözlemleyerek, farklı kültürlerdeki orduların siyasal rollerinin de farklı olduğu sonucuna varmıştır (Aktaran: Örs, 1996).

Araştırmanın problemini; ordunun yapısı, özerkliği, ülkenin siyasal kültür düzeyi, gelişmişlik düzeyi, demokrasiyi benimseme sorunu ve daha birçok unsurun etken olduğu askeri darbelerin; olduğu yerlerin nereler olduğu, nasıl bir gelişim seyri izlediği, nedenlerinin ve sonuçlarının neler olduğu, nasıl engellenebileceği ve bu darbelerin toplum yaşamındaki etkilerinin belirlenmesi oluşturmaktadır.

Araştırmanın temel amacı, nerelerde askeri darbelerin olduğunu tespit edip, söz konusu mekânlardaki askeri darbelerin sebep ve sonuçlarını ülkenin özellikleriyle (bu özellikler: ülkenin siyasal kültür düzeyi, gelişmişlik seviyesi, ekonomisinin ve ordusunun özellikleri ile toplumun sahip olduğu özel durumlarla vb. diğer özellikler) ilişkilendirerek ortaya koymaktır. Bu temel amaç doğrultusunda, aşağıdaki sorulara yanıt bulunmaya çalışılacaktır:

Bu araştırmada, elde edilen bilgiler yukarıdaki sorunların çözümünde kullanılacaktır. Bu sorunlara çözüm bulunacak olması bu araştırmayı değerli kılmaktadır. Söz konusu sorulara cevap vererek yukarıdaki amaca hizmet edecektir.

Bu araştırmada, askeri darbelerin sebeplerini ve sonuçlarını görecek, darbe öncesi askeri müdahaleye zemin hazırlayan süreci ele alıp, bir darbenin ayak seslerini işitip, darbe öncesi durum hakkında bilgi edineceğiz. Farklı ülkelerden örneklerle darbelerin geliş işaretlerini, sebeplerini anlayıp sonrada sonuçlarına bakacağız. Bunların hepsinin coğrafik bir bakış açısıyla ele alınacak olması, darbeler literatüründe bu eserin farkını ortaya koyacaktır.

Askeri darbelerin dağılışını, sebep-sonuçlarını, karşılaştırmasını ve tüm bunların ilişkisini; coğrafyanın, dağılış, sebep-sonuç, karşılaştırma ve bağıntı ilkeleri çerçevesinde ele alacağız.

            Bu konuyu seçmemdeki nedenlerden birincisi; yukarıdaki sorulara doyurucu bir şekilde cevap verebilecek bir çalışmanın literatürde eksik olması hele de Kant’ın da belirttiği gibi dağılışı olan her şeyin coğrafyası yapılabileceğine göre, coğrafya literatüründe bu konuda boşluk olması ve bir coğrafyacı olarak bu eksikliği gidermek arzusuyla bu konu seçilmiştir. Diğer bir sebep ise, ‘Darbeler Coğrafyası’ adlı çalışmamın ortaya koyacağı sosyolojik ve tarihsel özellikler ile diğer sosyal bilimciler içinde önemli ve bir o kadar da faydalı bir çalışma olacağını düşünmemden dolayı bu konu seçilmiştir.

            Yukarıdaki soru ve sorunları çözmek, çok az literatüre sahip olan askeri darbeler konusuna coğrafi anlamda çok büyük bir katkı sağlayacaktır. Çünkü askeri darbelerin dünyadaki dağılışını ortaya koyan ve bu darbelerin sebepleri ile sonuçlarını bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koyan bir çalışma yoktur. Daha çok, yapılan çalışmalar monografya şeklinde tek bir darbe üzerine ya da siyasi tarih çerçevesinde sebep ve sonuçlarına değinmiş olup, bunu dağılış ilkesiyle birleştirmeyi ise bu çalışma sağlayacak ve araştırmacılara, bütüncül bir bakış açısıyla dünyadaki askeri darbeleri sebep-sonuç, dağılış ve bağlantı ilkeleri çerçevesinde önemli bir eser olarak önlerine sunacaktır.             

Diğer Projeler Tümü
Cumhuriyetimizin 100.Yılında MENEMEN

Cumhuriyetimizin 100.Yılında MENEMEN

Cumhuriyetimizin 100.Yılında MENEMEN kitap projesi