Mehmet Güleç - Eğitimci Yazar
MENEMEN NOTLARIM - 4
Bu içerik 14 Eylül 2018 16:25 tarihinde eklendi ve 809 kez okundu
MENEMEN NOTLARIM - 4

Memleketim Menemen ile ilgili gözlemlerimi çok detaya girmeden, gözlemleyebildiğim ölçüde sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Belki “dost acı söyler” dendiği gibi bazı mevzularda olumsuz tespitlerimi de paylaşarak belki yüzlerce kişinin sesi olacağımı düşündüğümden bu gerçekleri belirtmeyi zaruri görüyorum. Belki de bir dost olarak bunları ifade etmem de gerekmektedir. Zira paylaşılmayan bilgi değer kazanmadığı gibi söylenmeyen yazılmayan derdinde çözümü olmaz kanaatindeyim.

Sivrisineği bol Menemen… Bunu ben söylemiyorum. Bunu 347 yıl önce ilçemize gelen Evliya Çelebi söylüyor. Haklı da... Menemen’de değişmeyen gerçeklerden biri sivrisinek gerçeği. Evliya Çelebi Menemen hakkında: “Temmuz ayında bütün halkı, şehir dışındaki bağlarda yatarlar. Çünkü bir adam bir gece şehirde kalsa sivrisinekler yer. Kadı bir adama ceza verse, şehirde elini ayağını bir direğe bağlayıp bırakırlar. Sabaha kadar direkte asılı kalan adam tulum gibi şişer, bütün yaptıklarına tövbe eder. Bu şehir böyle sinekli bir yerdir, demektedir seyahatnamesinde. Aradan 347 yıl geçmiş. Hala her yerde sinekler mevcuttu ne yazık ki...

Yolların kirliliği ise ne yazık ki acı bir gerçek olarak ifade edilmesi gerekir. Sivrisinek kadar yolların kirliliği de fark ettiğim rahatsızlıklardan biriydi. Ancak, etrafta başı boş gezen o kadar çok köpek vardı ki, yetkililerin bunu görmemesine imkan yok. Tedbir alınması gerekmektedir.

Perşembe Pazarımız yine oldukça ihtişamlı idi. Öyle ki, yaz günü dahi Karşıyaka’da, Çiğli’de ya da başka yerde bulamadığınız bir ürünü mesela turpu Menemen’deki Perşembe pazarında bulabiliyorsunuz. Bizatihi tespit ettim bu durumu. Gerçekten muhteşem bir pazarımız var. Hele ki, Menemen pazarının kokusu… İşte o koku hiçbir yerde yok. Yeşillikler, meyveler, sebzeler, her türlü kuru hububat, mandıra ve daha niceleri… Menemen, pazarcılığı iyi bilen bir memleket. Bu kadar büyük ve komplike (karma) bir pazar ülkemizde oldukça azdır. Menemen pazarında sebze-meyvenin en tazesini, kılık-kıyafetin en kaliteli olanlarını bulabilirsiniz. Bu anlamda hiçbir pazar yeri Menemen pazarının yerini tutamaz. 16. yüzyılda yaşamış olan Süleyman Menemeni adındaki bir muhteremin el yazması bir divanı bulunmakta idi. Fakat bu divan 1959 yılına denk Menemen Belediyesi tarafından korunmuş daha sonra ise kaybolmuştur. Ama Menemenli gazeteci A.Cevdet YİĞİTOĞLU’nun o yıllarda çıkarttığı Menemen Gazetesi’nde bunu bir özet halinde yayınladığı bilgilerden öğrendiğimiz kadarıyla;  Pazar’ı Perşembe günü kurulur. Bu pazara İzmir dâhil her yerden insan gelir. Öyle bir Pazar kurulur ki insanlar yan yana yürüyemez. Her şeyi iyi olan Menemen halkında kıskançlık ve kibirlik çoktur. Ama gelen misafire de hürmetleri çoktur. İlk bakışta hayran bırakan güzel kızları vardır. Suyu güzeldir ve hediye olarak İzmir’e götürülür” demektedir. Neredeyse 500 yıl önceki gözlemler, düşünün değerli okurlar.

Perşembe Pazarı deyince aklıma garajımız geldi. Menemen’de bildiğiniz üzere bir garajımız var. Biraz bakımsız kalmış ama gene de bizim için önemli olan bir yer. Özellikle Perşembe günleri pazardan yükünü alan koşturur dolmuşlara. Allah’tan şoförlerimiz sabırlı… Hiçbir şey demeden insanların pazar arabalarını, çantalarını indirip bindirmelerini bekler. Hatta yolcular bu konuda birbirlerine yardımcı da olurlar. Menemen Garajı oldukça hareketlidir. Hiçbir garajda olmadığı kadar ardı ardına İzmir’e dolmuşlar kalkar. Garajımız aynı zamanda önemli bir noktada bulunuyor. Çünkü İzmir-Çanakkale yolunun üzerinde bulunuyor. Menemen aslında daha iyi bir garaja sahip olmalıdır. Merzifon, Havza, Viranşehir, Ödemiş gibi ilçelerin terminalleri varsa bizim de olmalı diye düşünüyorum. Şuan birkaç otobüs firması garajımızdan yolcu almaktadır. Yine yol üzerindeki sepetler, testiler, çömlekler… Bu zaten Menemen’e has bir görüntüdür. O sepetlerin, testilerin görüntüsü olmadan Menemen eksik kalır. O görüntüyü bozmadan garajı yeniden inşa etmek gerekmektedir.  Bu arada bizim bu asfalt yolumuzun üzerinden sürekli ağır vasıtalar geçer. Birçok kamyon, tır için İzmir-Çanakkale yolu çok önemlidir. Ancak kazaların çok yaşandığı da bilinmektedir. Çevre yolu bitene değin bu görüntü sürmeye devam edecek sanırım. Umarım daha fazla kaza yaşanmaz. Ancak, bu yol üzerindeki bazı yerleşim noktalarımızın üstgeçit eksiği olduğu görülmektedir. Buna da acil çözüm şarttır.

Menemen Ovası’na Yamanlar’dan baktığımızda ovadaki yapılaşmanın giderek arttığı görülmektedir. Süleyman Menemeni’nin 16. Yüzyılda ifade ettiği gibi:  Menemen dört yanı bağlar ve bahçelerle çevrili, bolluk içinde yaşayan cennet misali bir şehirdir.”keşke tekrar bağ, bahçelik içinde yaşayan cennet misali bir şehir olmayı başarabilseydik demeyelim birkaç sene sonra... Bağlarımıza, bahçelerimize ve ülkemizin sayılı ovalarından Menemen Ovası’nın betonlaşmaya kurban gitmesinin önlenmesi adına daha dikkatli olmakta fayda var diyebilirim.

Sanırım, hep olumsuzluklardan bahsediyorum. Olumlu şeyler yok mu? Var elbette. Ancak bunlar, olumsuzlukların yanında oldukça azınlıkta idi, ne yazık ki.

Halkımız geçim derdinde, kimi aday adayları seçim hazırlığında idi. Temmuz ayı itibarıyla alttan alta bazı görüşmeler, bazı girişimler ve bazı nabız yoklamalar başlamıştı. Belki de ben Temmuz ayında memleketime geldiğim için bu atmosferi gördüm. Belki de daha önce başlamıştı, bilinmez...

Memleketimiz için kim hayırlı olacaksa o kişinin seçim kazanmasını temenni ederim. Ancak bir dost olarak bahsettiğim bu sorunlara da çözüm bulunmasını da memleketim adına temenni ederim.

Tren istasyonumuzun üst katındaki tadilat göze çarpıyordu. İzmir’den gelecek olan TCDD çalışanları ile ilgili bir birim olacağını duydum. Şimdiden hayırlı olmasını dilerim.

Menemen’imizin çarşıları (Lise yolu-Sevgi yolu) yine kalabalık, yine hareketli idi. Ancak bazı iş kollarında biraz sönüklük olduğunu gördüm. Genel ekonomik gidişattan mıdır bilinmez ancak belli iş kollarında sıkıntılar olduğunu görmek mümkündü.

Kubilay Kültür Merkezi, gerek trenle gerekse karayolundan geçen herkese görünen bir noktada inşa edilmiş. Oldukça da isabetli olmuş. Umarım güzel faaliyetlere ev sahipliği yapar. Emeği geçenlere teşekkür ediyoruz.

Gölpark’ı geçtiğimiz sene görmüştüm. Böylesi bir alana da ihtiyaç vardı ilçemizde. Hayata geçen güzel eserlerden biri olmuş. Umarım ilerde kent müzesi ve kent arşivi ile menemen yemeğinin tanıtımı ile ilgili de faaliyetler olur. Zira bunu birkaç senedir her fırsatta dile getirmeye devam ediyorum.

Menemen denince aklıma lokma tatlısı gelir. Bu sefer iki kez denk geldim. Ancak ikisinde de misket tarzı lokma yemek nasip oldu. Eskiden halka şeklinde görürdük bunu. Değişiyor mu, bilemiyorum. Ancak değişiyorsa, sevmedim ben bu değişikliği...

Aslında ifade edilebilecek başka birçok şeyde var. Ancak ilk aklıma gelenler bunlar diyebilirim. Güzel yanlarıyla, olumsuzlukları ile memleket bizlerin değerli okurlar. Olumsuzluklara rağmen güzel bir memleketimiz var. Umarım bahsettiğim eksiklikler de tamamlanarak daha güzel bir Menemen’i görmek ve orada yaşamak da nasip olur.

Menemen ile ilgili gözlemlerime ilişkin yazı dizim burada son buluyor. Başka bir konuda görüşünceye değin, esen kalın.

 

 

 

Diğer İçerikler Tümü
MENEMEN İSMİ NEREDEN GELİYOR?

15 Mart 2019 19:56

MENEMEN İSMİ NEREDEN GELİYOR?

ALDIĞI VE VERDİĞİ GÖÇLER BAĞLAMINDA MENEMEN

09 Şubat 2019 15:43

ALDIĞI VE VERDİĞİ GÖÇLER BAĞLAMINDA MENEMEN

MENEMEN NÜFUSU

03 Şubat 2019 13:16

MENEMEN NÜFUSU

MENEMEN NOTLARIM-3 (EMİRALEM)

09 Eylül 2018 17:12

MENEMEN NOTLARIM-3 (EMİRALEM)

MENEMEN NOTLARIM-2 (KOYUNDERE)

01 Eylül 2018 17:04

MENEMEN NOTLARIM-2 (KOYUNDERE)

İZMİR VE MENEMEN NOTLARIM-1

25 Ağustos 2018 15:24

İZMİR VE MENEMEN NOTLARIM-1