Mehmet Güleç - Eğitimci Yazar
MENEMEN NOTLARIM-3 (EMİRALEM)
Bu içerik 09 Eylül 2018 17:12 tarihinde eklendi ve 544 kez okundu
MENEMEN NOTLARIM-3 (EMİRALEM)

Ege’nin incisi İzmir.

Güzel memleketim İzmir.

Bugün günlerden 9 Eylül... Memleketimin kurtuluş günü. Bir kez daha kutlu olsun...

Simite gevrek, çekirdeğe çiğdem denen bu güzel memleketimin ülkemiz içerisindeki ayırt edici özelliklerini yazmaya kalksak galiba yerimiz yetmez, sayfalar dolusu kitap ortaya çıkar. 35 gün süren İzmir saha çalışmalarım esnasında gezdiğim, dolaştığım yerlerle ilgili notlarımı siz değerli okurlarımla da paylaşmaya devam ediyorum. En son geçtiğimiz hafta Koyundere gözlemlerimi yazmıştım. Bu hafta ise sizlere Emiralem gözlemlerimi aktarmaya çalışacağım.

Emiralem’e gitmezden önce, İzmir'imizin ve Menemen'imizin Selanik'i diyebileceğimiz Seyrek de birtakım gezi ve gözlemlerde bulunmuştum. Seyrekköylüler Kültür, Dayanışma ve Kalkınma Derneği Başkanı Sayın Ertuğrul SÜER ile verimli bir görüşme yaparken aynı zamanda derneğin ve Sayın Başkanın Seyrek meydanı için düşündüğü projeyi duymakta heyecan verici idi. Zira ilçemizde sık sık eksikliğinden bahsettiğim mahalle ve semt derneklerinin önemini bir kez daha görmüş oldum. Seyrek meydanının şehircilik literatürüne bir rol model olması anlamına gelecek olan bu projenin ve sanatsal çalışmaların büyük bir emek istediği ve Sayın Başkanın, dernek yönetiminin ve Seyrekli vatandaşlar ile bu alanda yetkin sanatçıların işbirliğinden muhteşem eserler ortaya çıkmış olduğu görülmektedir. Eminim ki proje bittikten sonra Seyrek meydanını görmeye gelecek turistler olacaktır. Üniversite kenti olmasının ötesinde aynı zamanda bir sanat kenti ve botanik bahçesi olma yolunda ilerleyen Seyrek nasıl markalaşıyor ise, bunu Menemen’imizin diğer semtlerininde yapması gerekir diye düşünüyorum. Bunu yapamıyorsa da elindeki değerlere sahip çıkması elzemdir. Elbette böylesi güzel projelere imza atabilmek için semtlerimizde dayanışma, birlik ve beraberlik duygusunu geliştirici böylesi kültürel ve yerel kalkınmayı teşvik edici derneklere ihtiyaç olduğu da görülmektedir. Seyrek bu anlamda rol model alınmalıdır Bu güzel projede emeği geçen ve katkısı bulunan herkesi tebrik ederim. Bunu yazmamdaki sebep; Emiralem idi. Atalarımın mezarlarının bulunduğu ve izlerini sürdüğümde yaklaşık 400 yıllık geçmişimin bulunduğu adeta cennetten bir köşe olan Emiralem’de bununla ilgili birkaç girişim olduğunu biliyorum. Hatta bununla ilgili de Emiralem’e birkaç kez tüzük taslağı gönderdiğim de oldu. Ancak bir sonuç çıkabilmiş değil. Umarım, bu konuda bir gelişme olacaktır. Zira, ümitvarım.

Örgütlü toplumun gerekliliğine inanan birisi olarak sadece Emiralem’de değil Koyundere’de, Maltepe’de Türkelli’de velhasıl tüm semt ve mahallelerimizde dayanışma, yardımlaşma ve kalkınma derneklerinin olması o mahalleye de elbet katkı sağlayacaktır kanaatindeyim.  

Emiralem’deki doğal güzelliklerin ve çevresindeki tarihi yapıların tanıtılması gerekir. Emiralem tarihin, yeşilin ve sakinliğin kasabası olarak kendi kimliğini ortaya koyuyor. Kısa bir zaman dilimi olduğu için Emiralem’e iki kez uğrayabildim. Ancak her seferinde huzur veren bir ortamı olduğunu görüyor, hissediyor ve yaşıyorsunuz.

Bu ziyaretimde Emiralem’in değerli isimlerinden Emekli Albay Mehmet ÇOBAN ile Emekli Öğretmenimiz Ahmet KORKMAZ ile hoş bir sohbet etme imkanı buldum. Çok değerli iki hemşehrimiz de, yöremizin bu yeşil ahenginin ve sakinliğinin bozulmaması adına oldukça hassaslar. Öyle ki, Karagöl’de ağaç kıyımı havadisi geçtiğimiz yıldan beri gündemde. Gündem de olması noktasında emin olunuz ki, Ahmet hocamızın da Mehmet komutanımızın da çok büyük emekleri var. Sağ olsunlar, var olsunlar.

Taş ocağı, ağaç kıyımı derken güzelim Menemen Ovası ve cennetten bir köşe olan Emiralem’in temiz havası yok edilmek üzere... Geçtiğimiz yıl tren yolunun kenarındaki asırlık ağaçlar yaşarken bu sene onları görememenin üzüntüsünü yaşadım. Duyarlı birkaç hemşehrimizin öncülüğünde çeşitli mücadeleler yürütülmekte. Onlara destek olunmalı ve bu ağaç kıyıma dur denmelidir. Bende şahsım adına, ağaç kıyımını yerinde görerek doğa katliamına dur demeye çalıştım. Oksijen depomuz, akciğerlerimiz Karagöl ve memleketimizin geleceği için hep birlikte mücadeleye devam dedik.Atalarımızdan aldığımız bu emaneti bizden sonraki kuşaklara aynen bırakmak ve emanete sahip çıkmak durumunda olduğumuzu herkese anlatmaya çalıştık. Mehmet ÇOBAN komutanımızın hazırladığı pankartlar müthişti. Karagöldeki kıyımı yerinde görebilmek için Emiralem'den başlayan yolculuğumuz Çaltı ve Alaniçi köyleri ile devam etti. Yeni sistemde adları mahalle olsa da halk nezdinde halen köy. Bu kapsamda ziyaret ettiğimiz Çaltı köyü muhtarımız Sayın Gürol Kaplan'a misafirperperverliğinden ötürü teşekkür ederim. Keyifli bir sohbet ve lezzetli bir köy sofrası ile memleketimin doğal ortamını bir kez daha yaşadım. Bu ziyarette bana eşlik eden memleketimin değerli isimlerinden Emekli Albay Mehmet Çoban'a da teşekkürü bir borç bilirim.

Aslında başka yerlere ilişkin gezi ve gözlemlerim de oldu. Ancak genel hatlarıyla bu şekilde bir derleme yapmak mümkün. Ancak sözlerime son vermeden evvel şu iki hususu da belirterek sözlerime son vermek isterim. Çileği ile meşhur Emiralem’imize bir çilek sembolü taşıyan anıt ile çilek meydanı adını taşıyacak bir meydanın yakışacağı kanaatindeyim. Çilek Festivali ile ilgili olarak en son 2013’de dokuzuncusu tertip edilmiş ve 5 yıl aradan sonra 2018’de onuncusu tertip edilmesi gerekir iken Birincisi Tertip edilmiştir. Haliyle akıllara gelen soru şu; biz bu sene düzenlenen festivale birinci diyeceksek 2018’den öncesini yok mu saymalıyız ya da 2018’den önce de her sene yapılması gereken ve yaşatılması gereken Çilek Festivali’nin sorumluluğundan bertaraf mı etmiş olacağız? Neden o zaman 2018 öncesi festival yapılmadı? Eğer ki, beş yılda bir yapılıyorsa (en son 2013’de yapılmış idi) o zaman vatandaş diğeri için 2023’e kadar beklemeli midir? Her sene yapılabiliyorsa o zaman bu zamana değin neden yapılmadı diye akıllara geliyor... Unutmayalım ki, kişilere göre tarih yazılmaz. Festivaller bir toplumun kültürüdür. O kültür, daha önce birçok kez festival tertip etmiş ise buna saygı gösterip buna göre devam etmekte de fayda var kanaatindeyim.   

Bir diğer husus ise; Değirmendere denince ilk akla gelen isim olan ve yörenin kalkınmasında büyük emekleri bulunan Değirmendereli Mahmut Fuat Efendi'nin istasyonun karşısında bulunan eski belediye binasına isminin verilmesi suretiyle o binanın yapılış amacında olduğu gibi yine ilkokul olarak kullanılması teklifimdir. Böylece bina kuruluş felsefesine uygun kullanılmış ve değerli bir isim yaşatılmış olunacaktır. Ancak okul, özel mülkiyetin değil mülkiyeti Milli Eğitim Bakanlığına verilmek suretiyle kamunun olmalıdır. Şu an bir sözleşme varsa da, bittikten sonra yenilenmeden devlet okuluna çevrilmesi ve Mahmut Fuat Efendi'nin isminin verilmesi yerinde olacağı kanaatindeyim. Düşünceler şahsi kanaatim olup kamuoyuyla paylaşmayı tarihi bir yükümlülük olarak görmüş bulunduğum için bu satırları yazmış bulunmaktayım.Elbette her semtimizde böylesi önemli isimler bulunmaktadır. Ancak bahsettiğim yerler, çalışma yaptığım sahalar içerisinde bulunduğu için bilhassa bu isimleri belirtmeyi zaruri gördüm. İlgililere duyurulur. 

Son olarak da, Emiralem'e bir tarım lisesinin yakışacağını düşünüyorum. Bu konuda yetkili kurumların müşterek adım atmasını temenni ediyorum. Zira böylesi bir okul, tarımsal zenginliği ile ön plana çıkmış bir ilçe ve kasabanın istikbali açısından da verimli olacaktır.  

Bir sonraki makalem de, Menemen’imizin merkezi ile ilgili gözlemlerimi aktarmaya çalışacağım. Görüşünceye değin esen kalın...

 

Diğer İçerikler Tümü
MENEMEN İSMİ NEREDEN GELİYOR?

15 Mart 2019 19:56

MENEMEN İSMİ NEREDEN GELİYOR?

ALDIĞI VE VERDİĞİ GÖÇLER BAĞLAMINDA MENEMEN

09 Şubat 2019 15:43

ALDIĞI VE VERDİĞİ GÖÇLER BAĞLAMINDA MENEMEN

MENEMEN NÜFUSU

03 Şubat 2019 13:16

MENEMEN NÜFUSU

MENEMEN NOTLARIM - 4

14 Eylül 2018 16:25

MENEMEN NOTLARIM - 4

MENEMEN NOTLARIM-2 (KOYUNDERE)

01 Eylül 2018 17:04

MENEMEN NOTLARIM-2 (KOYUNDERE)

İZMİR VE MENEMEN NOTLARIM-1

25 Ağustos 2018 15:24

İZMİR VE MENEMEN NOTLARIM-1